Üye
girişi
Üye
ol
Anasayfam yap
Favorilerine ekle
Sitene haber ekle
EDİRNE TEKİRDAĞ KIRKLARELİ         FOTO GALERİ         FORUM ANASAYFA
  Teknoloji | Magazin | Sağlık | Hayat | Yazarlar | İlan | Anket | Webmail | Reklam | Künye | İletişim  
Emlak Jet
Anasayfa 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Av. Can ANADOL
canadol@mynet.com

Halil Paşa
07/02/2010 23:37
Makedonya’da yurtsever subaylar ve aydınlar tarafından kurulan M.Kemal’ in de içinde yer aldığı teşkilat İttihat ve Terakki adını taşıyordu. Birlik ve ilerleme demektir. Bu teşkilat yakın tarihimize damgasını vurmuştur. Halil Paşa da bu teşkilatın yurtsever subaylarından biridir. Ayrıca bayağı cesur. Yukarısından emir alır almaz, gösterilen yere evine dahi uğramadan hemen gidip göreve başlayan biri. Osmanlı ordusunda iyi yetişmiş bir subay. Kurtuluş savaşına kadar imparatorluğun her köşesinde işgalci İngilizler ve eşkıya ile savaşıp ünleniyor.

Türkiye’de ordu mensuplarını öteden beri fakir ve köylü ailelerden gelenler teşkil eder. Fransa, Rusya, İngiltere’de olduğu gibi Aristokrat bir ailenin çocuğu bizde çok ender olarak subay olabilir. Ayrıca bizde köklü bir aristokrasi de gelişmediği bir gerçektir.

İttihat ve Terakki bu yapısı itibariyle devlet yönetimi ve saraya zamanın emperyalizmine karşı bir hareket yani devrimci bir hareket olarak şekillenmiştir. Zaten kendilerinin dışındaki halkı ve dolayısıyla vatanın çıkarını kendi çıkarlarının üstünde tutamayanlar devrim için ortaya çıkamazlar. Maddi durumu iyi olan ailelerin çocukları da paşa ve subay olarak bu harekete katılmışlarsa da örneğin bir kurtuluş savaşı sonunda zaferden sonra padişahın ekmeğini yedikleri gerekçesi ile hilafetin ve saltanatın kaldırılmasına karşı çıkabilmişlerdir. Ancak sonuçta M.Kemal sentezci gücü ile hem bunları peşinden sürüklemiş hem de zaferden sonra uyguladığı devrimlere katılmalarını sağlamıştır. Ancak ordu da asli unsur bu fakir ve köylü aile çocuklarıdır. Dün de böyle şimdi de böyledir. Bu yüzden halkın orduya güveni tamdır. Kimse de bu güveni bozamaz. İşte HALİL PAŞA da bu subaylardan biridir.

Kökeni Makedonya Romen Gagavuz Türkü olmasına rağmen bir fakir köylü çocuğudur. Yeğeni ENVER PAŞA da onun ailesinden gelmekle beraber Turancılık ve ASYA İHTİLALİ peşinde koştuğundan ileri aşamalarda M.Kemal’in Misak-ı Milli düşüncesi ile ters düşmüş, Çankaya hükümeti Halil Paşa’nın zaferden sonra Türkiye’de yaşamasına izin vermesine rağmen o bu uğurda maceraya atılarak 41 yaşında hayatını kaybetmiştir. Selanik’te jön Türk hareketinden sonra bu devrimci hareket başlamış kurtuluş savaşının kazanılmasına kadar ülkeye yararı dokunmuştur.

Halil Paşa Osmanlı’da ün saldıktan sonra işgal orduları ve İstanbul hükümeti tarafından kapatıldığı bu gün Sirkeci’de Adliye’nin kurulu bulunduğu eski SANSARYAN handaki Bekir ağa bölüğünden 1919 yılının Ağustos ayında kaçması ve Anadolu’ya katılması Ali Fuat Paşa’nın söylemi ile halk üzerinde iyi bir tesir bırakmıştı. Evet halkımız orduya güvenir. Ordu zaten halkın kendisidir. Ordumuza karşı çıkan halkımıza karşı çıkmış sayılır. Ancak ordu emperyal güçlerle birleşip darbe yapacak olursa o zaman halkın nefreti üzerine yağar. Halk insanı vezir de eder rezil de eder. Ancak yetişmiş eğitimli bir halk ülkeyi çok güzel yerlere götürmeğe namzettir.

Hapisten kaçan paşayı M.Kemal SİVAS’TA bekliyordu. Görüşmeden sonra paşa MOSKOVA’ya gitti. ÇİÇERİN ve KARAHAN gibi Sovyet liderleri ile görüştü. Kendini Kuvva-i Milliye’nin temsilcisi olarak tanıttı. Onlara Türk milletinin istilacı emperyalistler ve İstanbul hükümeti ile savaştığını, aynı gayelere sahip Sovyet hükümetine M.Kemal’in yardım talebini iletti. Sonuçta Anadolu’ya silah, cephane ve altın gönderilmesini sağlayan ilk temsilcimiz oldu. Rusların Anadolu’ya daha fazla yardım göndermelerini sağlamış ancak bir aralık Orta Asya’da ki mukaddes Türk davasını da bir yanılgı olarak anlatmağa çalışmış Her nedense yapıları itibariyle Kazım Karabekir, Falih Rıfkı Atay, Refi Cevat Ulunay ve Enver gibi o zamanın aydınlarının düşüncelerini taşıyordu. Fakat sonraları bu davadan vazgeçmiştir.

Halil Paşa, Enver ve Nuri paşaların amcasıdır. Babası Kastamonu vilayetinin İnebolu kazasının Abana nahiyesine bağlı Perşembe Pazarı köyünde Makedonya’dan gelip oturan HACI KAPTAN OĞLU KAMİL bey dir. Bu zat ise ENVER ve NURİ paşaların babası HACI AHMET PAŞA’nın kardeşidir. Ahmet Paşa’nın paşa olduğuna bakmayın onu durup dururken paşa yapan oğlu Erkan-ı Harp reisi ENVER Paşa’dır. Halil Paşa’nın dedesi HACI MUSTAFA KAPTAN’ ın ALİ EFENDİ ve ÇOLAK İBRAHİM EFENDİ adlı iki kardeşinden ALİ EFENDİ’nin İFAKAT adlı eşinden doğan doktor olan oğulları MEHMET RIFAT İSE benim annemin babası yani dedemdir. 1876 da İstanbul’ da doğup 1930 da İstanbul Selimiye’de ölen bu gün BAKIRKÖY ASRİ mezarlığında gömülü olan kişidir. Bunu da burada zikretmek zorunda kaldım. Öteden beri bu aile hakkında yapılan suçlamalar ve annemin bana anlattıklarını kağıda dökmek belgelendirmek için bu şecereyi de yazıma ilave ettim. ( Bak. Makedonya’ dan Orta Asya’ ya Enver paşa 1. Cilt son sahife aile resmi.Şevket Süreyya Aydemir- Halil paşa –Bitmeyen savaş yazarı Taylan Sorgun- Kamer yayınları)

Paşa Moskova’da iken yeğeni ENVER’i Sovyetler aleyhine bir harekete geçmemesi için defalarca ikaz etmişti. Zira bu hareket Sovyetlerin Ankara’ya yardımlarına mani olabilirdi. Ancak sabit fikirli ENVER kendisini dinlememiş ve hareketini hayatı ile ödemiştir. Halil Paşa Osmanlı’nın ölüm kalım mücadelesinde dağlarda eşkıya ve İngilizlerle savaşmış ünü bütün bölgeye yayılmıştı. Milli mücadeleye verdiği katkılardan dolayı öteki ittihatçıların zaferden sonra yurda girişleri yasaklanırken Ankara hükümetinin müsaadesi ile Türkiye’ ye girmiş ve 1971 de hayata veda etmiştir.
Bu yazı 1287 kere okundu

Bu yazıya 0 yorum yapıldı

DİĞER YAZILARI
 © Copyright 2008 22haber.com Webmaster - Powered by 22TasarıM 
Muhittin Günel İş Merkezi Z-30
(Orduevi karşısı) - EDİRNE
Pbx:0284 214 00 03