|
 |
|
Dr. Esin TATLI
esin_tatli22@hotmail.com Sır, sırrı bilene eştir
07/02/2010 23:39 |
|
|
|
Size sırlarımı anlatacağım demiştim.
10 yıl önce bir aşık beni yetiştirdi. Gözümü kapatınca resim görüp, gördüğüm resimleri yapıyordum. unun
sırrını bilmiyordum ama bu durumdan çok memnundum.
Daha sadece sırra vakıf olmak için bir kapı araladığımı söyledi. Fazlası değildim.
“Nedir bu sır?” dediğimde cevap vermedi.
Ertesi gün, yanına gittiğimde, saz çaldığı bir sırada etrafında toplanan bir
kalabalığa, bir şeyler anlatıyordu dinledim;
“Sır, sırrı bilene eştir. Sırrın anlatılması, bir kitabın yazılması gibi değildir. Sırdan
dağlar inledi, sırdan gökler yarılacak haddeye geldi.
Sır, sırrı bilenle eştir. Her kim ki sırrı taşıyamazsa, o sırdan, ayrıdır. Varlık bulmuş
her şehrin şehir vasıfları, sırda gizlidir. Her varlığın dönüşlerinin odak noktasında sır vardır.
Gökler, göklerde uçan bir uçurtma
kadardır. Evrenin kalbiniz kadar olduğu gibi. Kalbinize baktığınızda evreni görürseniz, ki aslında kalbinizde o bizzat bulunur, o zaman sırrı aramaya
ne hacet kalır. Sır, saatin her saniye deyişindedir. Sır, yüreklerin her atışındadır. Sır, insanın her adımında ve her nefes alışındadır.
Sır, sırrı bilene hedeflenir, onda toplanır, onda kendini gösterir. Sırrı bilende vahyolunur ve sırrı bilen, sırda kaybolur.
Sırrın
içi öyle bir boşluktadır ki, o boşluğun etrafında bir anda her şey bulunur ve hiçbir şey bulunmaz. Çünkü her şey, sonunda hiçbir şeydir.
Sır,
sırrı bilene eştir. Eğer biri size sırdan sorarsa ona deyin ki, sırrı bilmek, sır olmaktır. Sırrın adında öyle bir ad gizlidir ki, o ad kendi adınız
olursa, kendinizde bulamadığınız bir aşkı, kendiniz dışında ararsınız. Sırrın adı, sizin adınızdan ayrıdır. Anlamak, yok olmaktır. Bir
tarafınız sırra teslim olursa, diğer tarafınız, yok olur.
Bir tarafınız sırra ulaşırsa ki sır, dileyeni kendisine kavuşturur, o zaman,
diğer tarafınız teslim olmak durumundadır. Sırrın adı, aşktır. Aşk, kainatın maddesidir. İnsanın ruhudur. Gördüğümüz ve görmediğiniz her şey,
sevgidendir. Sevgi içre olan bir insan, havadır, sudur, ekmektir. Sevgiden başka bir ihtiyacınız yoktur. Bir tarafınız sırra ulaşacaksa, diğer
tarafınız sevgide yok olacaktır.
Bu, kendikendinize yapabileceğiniz bir şey değildir. Bunu sevgili yapar. Sevgiliyi her kalp atışınızda
hatırlarsanız, sevgide yok olursunuz. Sevgide yok olmak, sevgiliye gerçek teslimiyeti gösterir ki, o zaman, siz, o olursunuz. Siz o olduğunuzda, işte
bu sırdır.
Sır, sırrı bilene eştir. Sırrı bilmeyene, sır ağırdır. O, sırra kör, sağırdır. O, sırrı anlamaz. Kaldırabileceğiniz bir şeyin
içinde yok olmak, başgözüyle değil, gönül gözüyle görmektir. Gönül gözüyle gördüğünüzde, sırda kaybolursunuz. Cüzi iradenizle sırra vakıf
olamazsınız. Sevgiliyi görünce, külli iradeniz, sırra teslim olmanızdır. Sırra teslim olunur, ama sırra vakıf olunmaz. Ona aşık olunur. Sonra da ona
hayran olunur. Başgözü, bulunduğunuz odanın duvarının arkasını göremez. Ama külli irade, değil duvarın arkasını, kainatı gören bir iradedir. Sır, bu
iradeye girmeniz, onunla sürekli konuşmanız demektir. Sır, sırrı bilene denktir. Onda her an bulunur. O, onun içindedir. Sır, sırrı bilendir. Başkası
değil.”
Hoş geldin der gibi bana baktı. Gözlerine baktığımda, cam mavisi gözlerinin ağlamaktan kıpkırmızı olduğunu gördüm. Ruhum
sarsıldı. Kalabalık içinde yalnız ikimiz vardık. Kalabalıktan, “bu adam deliydi, bu kızı da delirtti yazık” sesleri geldi.
“Adam saçmalıyor, kız dinliyor. İkisi de manyak…” Kalabalık dağıldı.
Keşke ben onda kaybolsaydım da ondan sonra hiç
kimse beni görmese, varlığımı bilmeseydi. Bu kalabalıkta, onu bilerek yaşamak çok zor.
Ama yine de; bu kalabalıkta bilmeyerek yaşamaktansa,
onu bilmek, böyle zor yaşamaya değer... |
|
| Bu yazı 1559 kere okundu |
|
|
|
Bu yazıya 3 yorum yapıldı |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|