Zaman su gibi akıp geçiyor. 9 Şubat 2006 günü kaybetmiştik sevgili annemizi. 53 yaşında hakkın rahmetine kavuşan babama göre şu fani dünyada
daha uzun yaşama yaşına sahip olmuştu ve 81 yıllık ömrünü dört yıl önce tamamlayarak aramızdan ayrılmıştı.

Karlı ve soğuk bir kış günü Tıp Fakültesi Hastanesi morgundan aldığımızda birçok yol kapalıydı ve
Uzunköprü Belediye Başkanı Ercan Çobanoğlu’nun gönderdiği ambulans zar zor gidebilmişti Meriç İlçesine.
Hatta kabristanlıkta mezar
kazmanın zorluğu nedeniyle başkan Erol Dübek kardeşimin dozer ile açtırdığı bir yere gömülebilmişti.
Onu yıllardır yanına bekleyen babam ile
aynı yere konamamıştı. Koca Tapucu Şinasi ile karşıdan bakışabiliyorlar bu nedenle. Allah gani gani rahmet eylesin inşallah. Taksiratlarını af,
mekânlarını cennet eylesin. Küçük bir devlet memuru ailesi olarak yaşadıkları çilekeş hayatın içinde beş evladı yetiştirip okutup topluma kazandırma
görevinde elbette o vefakâr ve cefakâr anamın büyük katkıları ve fedakârlıkları oldu.
Aybaşına, yani babamızın maaş alacağı güne birkaç gün
kala tüp bitmesinde diğer aya girsin diye çok dua ettiğini bilirim sevgili anacığımın. Kolay değildi tek maaş ile beş çocuğu yetiştirmek ve hayatı
idame ettirebilmek. Nur içinde yatsın.
Hep yazarım ve söylerim ama yine söyleyeceğim; Herkesin anası çok iyidir, bütün anneler o
annelik özelliğinin kendilerine verdiği duygusallık ve fedakârlık ruhu sayesinde çok mükemmel insanlardır, ama benim anam çok iyi ve çok muhterem bir
insandı inanın.
Birinin kalbini kıracak, onu üzecek diye ödü kopardı. Yardımsever ve hoşgörülü bir insan oluşu nedeniyle tüm dost
meclislerinin aranan ve baş tacı edilen bir kadınıydı. Sakin ve munis tavrıyla aza bir hanımefendi insandı. Onu anarken, ondan bahsederken özlem
dolu kalbim yerinden çıkacak sanki. Özlüyorum seni, hem de çok, benim tonton yüzlü asil annem.
Ruhun şad, mekanın cennet olsun
inşallah. |