Mehter takımı dünyanın en eski ve alaturka ordu bandosudur. Hun’dur, Selçuklu’dur, Osmanlı’dır, Türk’tür. Ordularımızın
sefer ve savaşlardaki motivesi olmuştur. Hun Türklerinden Anadolu Selçuklu Devleti’ne, sonrada Osmanlı Beyliği’ne değişik isimlerle geçip
Osmanlı’nın devlet ve imparatorluk olduğu dönemlerde de devam eden bu askeri bandonun adı Fatih Sultan Mehmet döneminde
‘Mehter’ olmuştur. 1826Yeniçeri OcağıII. Mahmut tarafından kaldırılması ile birlikte
1828’de resmi olarak sona ermiştir. Yerine bestekâr sanatçı padişahımız III. Selim’in yakın eski dostu ve
Napolyon’un emekli bando subayı olan Donizetti’ye Saray Bandosu kurdurulmuştur. 1914 yılında ise Askerî
Müze bünyesinde yeniden kurulan Mehter takımı 1935 yılında yeniden kaldırılmıştır. 1952 yılına gelindiğinde ise tekrar
Askerî Müze bünyesinde oluşturulmuş ve daha sonraki yıllarda kurulacak olan Mehter takımlarının da önünü
açmıştır.
Edirne’miz Osmanlı’ya bir asır’a yakın süre başkentlik yapmıştır. Tarihin en büyük fetihlerinden olan
İstanbul’un fethi hazırlıkları Edirne’de yapılmış, ordumuz ve Mehter takımı Edirne’mizden yola çıkmıştır.
Fetihte moral ve motivasyon olarak önemli görevler yapmıştır.
Bugün incelediğimizde ülkemizin birçok ilinde hatta ilçelerinde bile gerek
belediyelerce gerekse bazı dernek veya özel kurumlarca kurulmuş Mehter takımları vardır. Ancak Osmanlı’ya başkentlik yapmış tarihî
kent Edirne’mizde halen bir Mehteran takımı bulunmamaktadır. Bu son derece üzücüdür.
Geçtiğimiz hafta basına yansıyan bir haberde
Edirne’ne nihayet Mehter takımı kurulacağının müjdesi verildi. Müjdeyi veren Edirne Tarih Turizm ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu
Başkanı Sami GÜLTEKİN’di. Başta kendisini ve gönüllüleri ‘gönülden’ tebrik ediyorum.
Haber’e göre emekli
bir bando astsubay ile bir eğitmenin Mehter takımı kurulması çalışmalarını yürüten ekipte yer aldığı da belirtiliyor, ayrıca Edirnelilerin bu
takımın kurulmasına katkıda bulunmaları veya bizzat bünyesinde yer almaları isteniyordu. Son olarak ise Sayın Valimiz ile bu konunun görüşüldüğü ve
destek sözü alındığını belirtiyor dernek başkanı. Bence en önemli kısımlardan biri burasıdır. Çünkü bir dernek imkânları ile kurulması ve devamının
sağlanması oldukça zor. İşte bu noktada Sayın Valimizin, dolayısıyla da Özel İdare’nin maddi desteği de devreye girecektir.
Bir
Mehter takımı takriben 40 kişiden oluşmaktadır. Tarihî kıyafetleriyle, enstrümanlarıyla ve diğer objeleriyle temin edilmesi ayrı maliyet
olmakla birlikte bu takımın bünyesinde yer alacak kişilerin ve müzisyenlerin temini de ayrı çaba gerektiriyor.
Takribî kuruluş maliyeti
takımdaki kişi sayına göre ve kullanılan tüm malzemelerin kalitesine, gösterişine göre değişiyor. Toplam 25 ila 50 bin TL arasında. Bu
maliyetin içinde çeşitli türlerde Osmanlı kıyafetleri, Mehter müzik aletleri ve diğer tarihi objeler, o döneme ait temsil niteliğinde kılıç ve
hançerler var.
Takımda yer alacak yeniçeri ve müzik icracıları ideal vasıflarda (boy-kilo-yaş, bıyık veya takma bıyık) olmalıdır. Tarihi
yaşatmak adına böyle bir görev için birçok gönüllünün çıkabileceğini umuyorum ki müracaatlar İzzet Usta pasajındaki Edirne Tarih Turizm ve Kültür
Derneği’ne yapılmaktadır.
Edirne gibi Osmanlı tarihî için önemli bir kentte kurulacak Mehter takımının yeniçeri mangası dâhil
eksiksiz ve en iyi şekilde kurulması gerektiğini düşünüyorum. Umarım bu en kısa zamanda gerçekleşir.
Edirne Belediye
Başkanı’na ve Edirne Tarih Turizm ve Kültür Derneği’ne bir öneri
Mehter takımı kurulması ile ilgili ilk girişimin
Belediyemiz tarafından yapılmasın daha uygun olabileceği kanısındayım. Keşke böyle olsaydı. Nedenlerine gelirsek; bu girişimi yapan ve
girişimini takdir ettiğimiz dernek, kendi maddi imkânları doğrultusunda ne kadar ve neyi gerçekleştirebilir bunlar soru işaretidir. Kaldı ki açıkça
Valiliğin kaynaklarından maddi destek talep etmişlerdir. Bu gerçekleşecektir elbet. Ancak Mehteran kurulabilmesi ve devamlılığın sağlanması
için sürekli gönüllülük esası şart. Üstelik bu şart karşılıksız olmak durumundadır. Olabildiğince de ekipte değişimler olmamalı, müziği ve diğer
görevleri icra edebilecek vasıflarda uygun kişiler seçilmelidir. Derneğin kadrolu ve maaşlı bir ekip kurması ihtimali yok gibi. Gönüllülük ise nereye
kadar sürebilir?
Edirne’yi temsil edecek bir Mehter takımının kurulması işi sadece bir derneğin üzerine kalmamalıdır. Kaldı ki
yukarıda saydığım ve sayamadığım birçok teknik ve sanatsal nedenlerden dolayı derneğin yükü, kapasitesinin çok üstünde olacak ve birçok konuda sıkıntı
yaşayacakları muhtemeldir.
O halde gelin Sayın Sedefçi; siz bu işin öncülüğünü yapın ve Dernek ile işbirliğine gidin. Bu işin maddî ve
manevî hamuru aslında sadece sizdedir, Belediyenizdedir. Elinizde ki mevcut Edirne Belediye Bandosu’nu aynı zamanda Edirne Belediyesi
Mehter Takımı veya başka bir isim altında kurmanız için bir engel var mı?
Araştırdığım kadarıyla halen bandonuzda kadrolu veya sözleşmeli
40’a yakın personel var. Allah’ın her günü Bandonuz sefere gitmiyor ya. Gerektiğinde Mehter takımı olsunlar gerektiğinde
Bando. Bir işbirliği söz konusu olursa da 20 kişi Bandonuz olur, 20 kişide oluşacak muhtemel bir ortak projede Mehter
takımına ilâve olurlar. Zaten ilk Belediye başkanlığınız döneminde bandonuz kaç kişiydi hatırlayın. Netice de senfonik orkestra kuracak haliniz yok.
Bakınız 5 ay sonra Kırkpınar. Kırkpınar’ın tanıtımına ve etkinliklere önemli katkısı olacak Mehter takımı Edirne
Belediyesi’ne gereklidir kanısındayım. Bizden öneri, gerisi size kalmış.
* * * *
SİGARA VE
PROF.KARLIKAYA
Geçtiğimiz günlerde sigara bıraktırma üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof.Dr. Celal Karlıkaya bir basın
toplantısı düzenledi. Bu toplantıdaki bazı görüşleri oldukça ilginçti ki 22haber.com editörümüz Bora Dandinoğlu; Edirne Haber
Gazetesi’ndeki köşesinde bu konuya değinmiş, Sayın Profesörü eleştirerek bazı ilginç tespitlerde bulunmuştu. (Tıklayınız)
Doğrusu bende hocanın özellikle bir cümlesine
takıldım ki kendisinin bilgeliği ile hiç bağdaştıramadım. Sayın Karlıkaya “Sigara fiyatlarının düşük olduğu ülkelerde kaçakçılık daha
fazladır. Avrupa’nın en ucuz sigarası bizim ülkemizde satılıyor. Bir paket sigaranın 7 Euro’dan satıldığı Norveç’te kaçak sigara tüketimi düşükken; 2,5 Euro’dan satışa sunulduğu İspanya’da daha fazla kaçak sigara satılıyor” diyor.
Öncelikle sigara fiyatlarını incelersek Türkiye
İstatistik Kurumu verilerine göre Avrupa’daki karşılaştırmalı durumunu belgeli olarak görebilirsiniz. Tablo’da sigara ve alkollü içkiler bir arada gösterilmiş olsa
da netice çok değişmiyor. Avrupa’nın en ucuz sigarası ülkemizde değil, Makedonya’da satılmaktadır. Hatta
Avrupa’dan sayarsak Rusya’da satılmaktadır. Dahası komşumuz Yunanistan’da bile ülkemizdeki fiyatlardan daha
ucuzdur. Sayın Karlıkaya’nın bu konuda yanılmadığı tek şey; Avrupa’da sigaranın en pahalı olduğu ülkenin Norveç
olduğu imasıdır.
Hocamız ayrıca kaçak sigara tüketimi ile ilgili olarak konuya ülkemiz açısından bir yaklaşımda bulunmasına yön vermek
üzere Norveç ile İspanya’yı kıyaslamıştır. Bir defa en ucuz sigara bizde olmadığına göre yapılan kıyasın neticesi yanlıştır.
Kıyas yapılan ülkelerden Norveç sadece 5 milyon nüfuslu iken, İspanya 40 milyon yani Norveç’in 8 katı
nüfusa sahiptir. Norveç ekonomisi Avrupa Standardının üzerinde olup halkı o kadar rahattır ki, yapılan iki referandumda da Norveç
halkı Avrupa Birliği’ne girmek istememiştir. İspanya ise 1986’dan beri 24 yıldır Avrupa Birliği üyesidir.
İspanya her ne kadar dünyanın 8.büyük ekonomisi olsa da işsizlik oranı Avrupa standardının oldukça üzerinde olup %22,3’tür.
Norveç’in ise yaşlanmış bir nüfusu olup işgücü açığı vardır. İspanya’daki işsizlik insanları kaçak sigara tüketimine teşvik
ederken, Norveç’teki yaşlı nüfus sigaradan zaten uzak durmakta, rahatlıktan dolayı da kaçak herhangi bir şeye ihtiyaç
duymamaktadırlar. İhtiyaç duyan sayısı azdır. Bu örnekler ‘Sigara fiyatlarının düşük olduğu ülkelerde kaçakçılık daha fazladır’
tezini desteklemiyor.
Ülkemizde kaçakçılıktan ziyade; sigara, alkol, akaryakıt ve iletişimde alınan vergiler ön plandadır. Vergi
konusunda hükümet resmi olarak vatandaşın acımasızca sırtındadır. Neredeyse içmeyin, yemeyin, gezmeyin, telefonla konuşmayın kardeşim deniyor. Veya
çok paranız varsa hepsini birden yapabilirsiniz deniyor. Bitle evlenin, üstüne 3’te çocuk yapın deniyor. Bunun daha adaletli olduğu, kalkınmanın
bu olduğu anlatılıyor. Objektif olmayıp yanlı olduğumu iddia edeceklere ise asgari ücretin yaklaşık 690 TL olduğu hatırlatmama sanırım gerek yok.
Devletin ilgili kurumlarının açlık sınırını açıkladığı rakamlardan ise hiç bahsetmeyelim. Vatandaşın geçim derdine çare bulunsun, gelir adaletsizliği
düzeltilsin, sonuna kadar destek verelim. Ancak her şey ortada, ispatlı.
Vatandaşın tükettiği her ne olursa olsun, neden ucuzunu temin etmek
zorunda kaldığını anlayabilecek kişiler, yine vatandaşın sadece kendisi oluyor. Bunu kıyaslamak ve yorumlamak ne ortalama aylık geliri asgari ücretin
20-25 katına varan kişilere düşer, ne de vatandaşımızın malî rahatlığından dolayı kaçak sigaraya ihtiyaç duymayacağını sanan tuzu kuru gümrük
müdürlerine.
Kaçak tüketimleri asla desteklemiyorum yanlış anlaşılmasın. Benden tavsiye; siz siz olun, tükettiğiniz her ne olursa olsun
vergisini ödeyerek yasal yollardan satın alın. Bu size hizmet olarak geri dönecektir.
Hoşçakalın.
NOT : Belediye Başkanımız
Sayın Hamdi Sedefçi’ye geçmiş olsun dileklerimi sunar, acil şifalar dilerim. |